Insan'ı tanımak ve Pazarlama Teknolojileri
06.07.2007 - 14:32 | Bulent Arslan  | Interactive Marketing  | 5 Yorum |  Tavsiye Et

Insanı modellemek gerekseydi, en uygun model hangisi olurdu dersiniz?

Yaklaşık 3 yıl önce katıldığım bir pazarlama seminerinde batılı pazarlamacıların insanı bir at arabasına benzeterek modellediklerini dinlemiştim.

Gerçektende insan ve at arabası arasında nasıl bir benzeşme var. Detaylara indigimizde çok güzel bir modelleme yapıldığını görüyoruz.

At arabası nelerder oluşur; Önünde 2 adet at, araba aksamı, şoför, arkada oturan efendi olarak özetlersek  atlar: birisi cismani arzular diğeri şehevi arzuları, araba aksamı: insan vucudu, şoför:akıl, arkada oturan efendi: ruh olarak tarif ediliyor.

At arabasını şoför ve ruh yönetmiyor ve kendi halinde ilerliyorsa insan demekki herşeyi öndeki atlara teslim etmiş demektir.

Çoğu pazarlamacının en sevdiği hedef kitle bu tür insanlardan oluşan kitledir. Hatta pazarlamacılardan bazıları işin kolayına kaçarak bu iki atı devamlı yemlemek için uğraşır. Şoförden habersiz, efendinin ruhu duymadan atlara yemler verilir. At o hale gelirki artık verilen her türlü yemi yemek istemez, şımarır ve TOM olur. peki TOM nedir? Tatmin Olmayan Müşteri'ye TOM denir.

Asıl zor olan pazarlama şoförün ve efendininde işin içinde olduğu uzun vadeli kalıcı ilişkiler kurabilmektir.


YORUMLAR :  5 Yorum yapıldı.
Ortalama Puan=4,8  
1 - Ayhan Yılmaz ( 4 Puan )
07.07.2007 00:28:58
Harika ve Aydınlatıcı bir örnek.
A) Sürekli yem verdiğimizi düşünürsek, bir süre sonra işler rayından çıkacak ve anlayamıyacağımız bir şekilde müşteriyi kaybetme noktasına geleceğiz.
B) Şoför için bir şeyler yapmaya çalışsak; Mantığın bittiği bir yer var ki, adeta çıkmaz bir sokak.
Müşteri ile karşı karşıya kalırız ...
C) Arabayı düşünürsek en önemli noktalardan birisi ki;
Hayatta her varlığın bir istihap haddi var.
Bu öyle bir ölçü ki; zor ile kolay, doğru ile yanlış, ....evet ile hayır arasında, ortada kalmış bulması ve tespit edilmesi o kadar zordur.
D) Ruh ; Başarının kapısı, Gayretlerimiz bu yönde olur ve o kapıya ulaşırsak, gerçekten yolun yarısına gelmişiz demektir.

Gerçek olan şu ki, hayatımızın her zerresinde bir denge var, aynı feza gibi; Akıl almasada mükemmelliği ve ulviyeti yansıtıyor.

Öncelikle biz hedeflerimizi tespit edip, ona giden yoldaki dengeleri kavramalı ve sarsmadan , sağlam adımlarla yürümeli ve en önemlisi ölçülü olup devamlılığı sağlamalıyız.

.........
2 - Cumhur YILDIRIM ( 5 Puan )
06.07.2007 17:26:37
Aslında müşterilerin tanımına ve amatörce başlayan ama profesyonel olmaya aday firma ve özelinde bizler için mükemmel bir çalışma örneği. ellerinize sağlık
3 - Mustafa YEŞİLYURT ( 5 Puan )
06.07.2007 15:17:24
Yazı Çok Güzel. Örenek Süper. Hiç bir efendi şöförü, hiç bir şöförde bindiği arabanın atlarını serbest bırakmaz. Peki nasıl oluyorda atlar tom olana kadar serbest kalıyor. Ya şöför ata , efendi şöföre çok güveniyor. Yada bu pazarlamacılar atları tom yapmak için, efendi ve şöförün dikkatini başka bir yöne çekmiş. Atların sadece kontrol edildiği sürece istedikleri yere varacağı gerceği ni gözden kaçırmışlar.
Gerçek yaşamda da bence bu boyle. İnsan da zaten nefsin arzurlarını kontrollü kulalnarak biyere varabiliyor. Ama yanlış kontrol ederse araba da devriliyor.
4 - Korkud Akyol ( 5 Puan )
06.07.2007 14:58:40
Katılıyorum. TOM lar Pazarlama için kolay hedef olsalar da Üretim için büyük problem teşkil ediyorlar ve kazancın maliyetin altında kalmasına neden olabiliyor.
5 - Atakan Eser ( 5 Puan )
06.07.2007 14:44:17
5 / 5 lik bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

Tatmin olmayan müşterileri nasıl yönetebiliriz? Atları tedavi etmenin yolu var mıdır?

YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Son Yorumlar
Fatih ÇETİNKAYA 12/11 11:24
Çok açılmışım çok
cemre er 05/11 21:30
En büyük asker bizim asker
rümeysa karakaya 06/10 16:00
e-Ticaret Üzerine Yorumlar - 2
Alperen KARABACAK 29/09 01:00
Neden yazılım uzmanı olmazsınız?
Sami Mıynat 23/09 15:08
Bir Ziya Hikayesi...
Blog Arşivi