Insanı modellemek gerekseydi, en uygun model hangisi olurdu dersiniz?
Yaklaşık 3 yıl önce katıldığım bir pazarlama seminerinde batılı pazarlamacıların insanı bir at arabasına benzeterek modellediklerini dinlemiştim.
Gerçektende insan ve at arabası arasında nasıl bir benzeşme var. Detaylara indigimizde çok güzel bir modelleme yapıldığını görüyoruz.

At arabası nelerder oluşur; Önünde 2 adet at, araba aksamı, şoför, arkada oturan efendi olarak özetlersek atlar: birisi cismani arzular diğeri şehevi arzuları, araba aksamı: insan vucudu, şoför:akıl, arkada oturan efendi: ruh olarak tarif ediliyor.
At arabasını şoför ve ruh yönetmiyor ve kendi halinde ilerliyorsa insan demekki herşeyi öndeki atlara teslim etmiş demektir.
Çoğu pazarlamacının en sevdiği hedef kitle bu tür insanlardan oluşan kitledir. Hatta pazarlamacılardan bazıları işin kolayına kaçarak bu iki atı devamlı yemlemek için uğraşır. Şoförden habersiz, efendinin ruhu duymadan atlara yemler verilir. At o hale gelirki artık verilen her türlü yemi yemek istemez, şımarır ve TOM olur. peki TOM nedir? Tatmin Olmayan Müşteri'ye TOM denir.
Asıl zor olan pazarlama şoförün ve efendininde işin içinde olduğu uzun vadeli kalıcı ilişkiler kurabilmektir.
A) Sürekli yem verdiğimizi düşünürsek, bir süre sonra işler rayından çıkacak ve anlayamıyacağımız bir şekilde müşteriyi kaybetme noktasına geleceğiz.
B) Şoför için bir şeyler yapmaya çalışsak; Mantığın bittiği bir yer var ki, adeta çıkmaz bir sokak.
Müşteri ile karşı karşıya kalırız ...
C) Arabayı düşünürsek en önemli noktalardan birisi ki;
Hayatta her varlığın bir istihap haddi var.
Bu öyle bir ölçü ki; zor ile kolay, doğru ile yanlış, ....evet ile hayır arasında, ortada kalmış bulması ve tespit edilmesi o kadar zordur.
D) Ruh ; Başarının kapısı, Gayretlerimiz bu yönde olur ve o kapıya ulaşırsak, gerçekten yolun yarısına gelmişiz demektir.
Gerçek olan şu ki, hayatımızın her zerresinde bir denge var, aynı feza gibi; Akıl almasada mükemmelliği ve ulviyeti yansıtıyor.
Öncelikle biz hedeflerimizi tespit edip, ona giden yoldaki dengeleri kavramalı ve sarsmadan , sağlam adımlarla yürümeli ve en önemlisi ölçülü olup devamlılığı sağlamalıyız.
.........
Gerçek yaşamda da bence bu boyle. İnsan da zaten nefsin arzurlarını kontrollü kulalnarak biyere varabiliyor. Ama yanlış kontrol ederse araba da devriliyor.
Tatmin olmayan müşterileri nasıl yönetebiliriz? Atları tedavi etmenin yolu var mıdır?