Amerika'da iş yapmakla Türkiyede yapmak arasındaki fark...
14.09.2007 - 10:44 | Bulent Arslan  | Girisimcilik  | 2 Yorum |  Tavsiye Et

Derin bir kuyuya taş nasıl atılır, taşın kuyuya düşüp ses gelmesini beklemek ne demektir.
Şimdilerde bunu test ediyoruz. :)

Yaklaşık 1 yılı aşkın bir süredir Amerika pazarına internet üzerinden dagıtılabilir Marketplacedominator.com yazılım servisi (SAS) vermeye çalışıyor, gayret gösteriyoruz. Yazılımın analiz edilmesi, konumlandırılması, pazarlanması önemli olduğu gibi hedef pazarı bilmek ve pazarın beklentisine uygun çözümler sunmakda  önem arzediyor.

Son 2 aydır chicago'da yerleşik film ve müzik yapımcısı, dağıtıcısı olan Olivefilms.com'e özel orta bütçeli bir yazılım özelleştirmesi yapıyoruz. Olivefilms sahibi Farhad Arshad, Iran asıllı amerika iş mantığına göre yetişmiş deneyimli bir işadamı.
Farhad Arshad'la oturup konuşuyoruz, epey farklı konulardan konuştuktan sonra Türkiyede iş yapmak ile Amerikada iş yapmak arasındaki farkı soruyorum.
Farhadın verdiği cevap enteresan geldi. Oturduğumuz yer, kaliteli bir restraunt idi. "Şimdi Türkiyede böyle bir restaurant'ı açan işadamı, rahattır, oturur gezer. Amerikada böyle bir işi açan girişimci rahat değildir, üzerinde devamlı bir stres ve baskı vardır. Daha detaylandıracak olursak, Türkiyede böyle bir işyerini açmak için adamın cebinde (örneğin) 1 milyon USD vardır ve parası olduğu için açar, dolayısıyla adam artık işin gidişatına çok fazla önem vermez, rahattır. Amerikada aynı işi açan girişimcinin cebinde 150.000 USD vardır ve geri kalan bütün parayı gidip bankadan borçlanmıştır ve her ay ciddi bir faiz borcu ödemek  zorunda kalır. dolayısıyla aylık ödemeleri denk getirebilmek için geceli gündüzlü çalışır, kendini ortaya koyar. Önünde iki seçenek vardır, Ya ölür veya başarılı olur. Dolayısıyla Amerikadaki işadamlarına bir teklif verdiğinde ve kendi işini kolaylaştıracak para kazandıracaksa seni dinler ve geri dönüşümünüde anlattıktan sonra çok daha kolay karar verir."

Tabi Farhad'ın örneği her sektör için geçerlimidir, tartmak lazım. Ama kendi perspektiğinden doğru bir kurgu yaptığı kesin.


YORUMLAR :  2 Yorum yapıldı.
Ortalama Puan=5,0  
1 - Bülent Arslan ( 5 Puan )
18.09.2007 15:34:10
Sevgili Umut,
evet bizim bir şekilde dünya pazarına açılmamız ve kendimize kalıcı yerler edinmemiz gerekiyor.
iş hayatının zorlukları içinde sosyal ve aile hayatımızı dengelemeliyiz.
Bu güzel deneyimlerini bizimle paylaştığın için teşekkürler.
2 - Umut KAZDAL ( 5 Puan )
15.09.2007 00:29:55
Son bir yilimin buyuk kismini Amerika'daki musterilerime enerji harcayarak gecirdim. Amerika'dan "Amerikali" musterilerim de oldu, Amerika'da yasayan Turk musterilerim de oldu.

Arada istisnalar ciksa da, genel olarak is adamlarinin isleyen sisteme kendilerini cok iyi uydurduklarini ve ufacik bir hatanin ya da yukarida verdiginiz Turk isadamlarinin yaptigi gibi gevsekliklerin nelere yol acabileceginin gayet farkinda oldugunu gozlemledim.

Gecenin 3-4'une kadar calisan insanlar tanidim. Bunlar, bizim gibi henuz yolun basinda olanlar degil, aksine onlarca yildir sektorde var olan ve belirli bir kapasiteye ulasmis insanlar.

Surasi bir gercek ki Amerika pazari sektor gozetmeksizin caniniz cikana kadar sizi calismaya zorluyor. Bu zorlu kosuda bir dakika bile dinlenmek, sizi cok fazla geriye goturebiliyor. Bu, belki son yillarda Turkiye icin de gecerli. Ancak ben, kisisel olarak, her iki pazarda da ayni calisma kosullarinda farkli karsiliklar alindigina inaniyorum.

Gerek bu sebepten, gerekse buyuklerimizin bizi yonlendirmelerini degerlendirerek, cesaretimizi toplayip Amerikan pazarinda bir sekilde yer edinmemiz gerektigine inaniyorum.
YORUM YAZIN
Adınız Soyadınız
 
e-Posta
Verdiğiniz Puan
Yorumunuz
Beni Hatırla
Güvenlik Numarası
Güvenlik numarasını giriniz
Son Yorumlar
Fatih ÇETİNKAYA 12/11 11:24
Çok açılmışım çok
cemre er 05/11 21:30
En büyük asker bizim asker
rümeysa karakaya 06/10 16:00
e-Ticaret Üzerine Yorumlar - 2
Alperen KARABACAK 29/09 01:00
Neden yazılım uzmanı olmazsınız?
Sami Mıynat 23/09 15:08
Bir Ziya Hikayesi...
Blog Arşivi